29 Haziran 2015 Pazartesi
28 Haziran 2015 Pazar
27 Haziran 2015 Cumartesi
Çocuk Beslenmesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Son yıllarda özellikle abur cubur diye tarif edilen gıdaların tüketilmesinde artma ile birlikte çocukların beslenme düzeni ve ailelerin kafasında doğru beslenme nasıl olmalıdıra dair sorular artmaya başladı. Çocuklarımızın okul döneminde yaşadıkları yoğun tempo ve çalışma düzeni beraberinde beslenme sorunlarını da getirebilir. Okul çağında kazanılan beslenme alışkanlıkları yetişkinlik dönemindeki beslenme alışkanlıklarını da etkiler. Bu nedenle ebeveynlerin, çocuklarının bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları edinmesine yardımcı olmaları gerekmektedir
Kahvaltı yapan çocuklarda başarı oranı daha yüksektir
Çocukların beslenmesinde kahvaltının büyük önemi vardır. Yapılan araştırmalar kahvaltı eden çocukların başarı ve dikkatinin çok yüksek olduğunu göstermiştir. Bu nedenle aileler çocuklarda kahvaltının alışkanlık haline getirilmesine gayret etmelidir. Kahvaltı zengin ve dengeli besinlerden oluşmalıdır. Kahvaltı menüsünde peynir, yumurta, zeytin, reçel, bal, pekmez, ekmek, süt veya meyve suyu bulunabilir, tercihen de süt ile beraber mısır gevreği de tüketilebilir.
Çocuklar 3‐4 saatte bir ara öğün tüketmelidir
Yemekve besinlerin çocuklar için ödül veya ceza yöntemi olarak kullanılması ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardandır. Çocuklara özellikle “Bunu yaparsan seni hamburger yemeğe götüreceği.” gibi sözler söylenmemelidir. Çocuğa besinleri neden yemesi gerektiği anlatılmalı ve beslenme konusunda istikrarlı davranılmalıdır. Ebeveynler, hemfikir olarak ve istikrarlı bir şekilde çocuğa beslenme eğitimi vermelidirler.
Çocuk düzenli spor yapmaya teşvik edilmelidir
Bilgisayar ve televizyon başında çok vakit geçiren çocuklarda hareket azalmaktadır. Özellikle kilo almaya eğilimli çocuklarda obezite riski artmaktadır. Bu yüzden çocuğun hem sağlıklı vücut gelişimi için hem de enerji harcamasının artması için düzenli, yaşına uygun spor dalına eğilimi sağlanmalı ve çocuk düzenli spor yapmaya teşvik edilmelidir.
Her besin grubundan düzenli tüketilmelidir
Ana yemeklerde her besin grubunun düzenli tüketimi sağlanmalıdır. Süt ve yoğurt protein, yağ asitleri, kalsiyum, fosfor, A vitamini ve B grubu vitaminleri içerir. Çocukların kemik ve diş gelişimi için günde iki üç porsiyon süt grubu ürünlerinden tüketmesi gerekmektedir. Öncelikle kas yapılarının gelişimi için protein, demir ve B grubu vitaminleri içeren kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, peynir düzenli tüketilmelidir. Yüksek protein içeren kuru baklagiller ise haftada bir iki kez tüketilmelidir. Çocuklar iyi kaliteli protein kaynağı olan yumurtayı her gün tüketebilirler. Vücuda enerji veren karbonhidrat grubu ise (ekmek, makarna, bisküvi, pilav, patates v.b) çocuk gelişiminde büyük öneme sahiptir ve her öğünde çocuğun harcadığı enerji durumuna göre miktarı ayarlanarak tüketilmelidir.
Dikkat edilecek nokta, hamur işive çok yağlı besinlerin çocukta kalp‐damar sağlığını olumsuz etkilediği ve obezite riskini arttırdığıdır.
Çocuklara günde 5‐6 porsiyon sebze ve meyve yedirilmeli
Vitamin ve posa deposu olan meyve ve sebzelerin günde 5‐6 porsiyon tüketimi sağlanmalıdır. Genellikle çocuklar sebze yemeyi sevmezler. Bu durumda sebzeyi daha sevilebilir hale getirmek, çocuğun tüketebileceği gibi sunmak önemlidir. Sebzeyi peynirle fırında hazırlamak veya böreğin içine koymak gibi çeşitli yöntemler geliştirilebilir.
Sebzeyi reddeden çocuklar için ne yapmalı?
Çocuklar gelişme döneminde bazı besinleri sevmiyor veya reddediyor olabilir. Bu besinler süt, yoğurt, sebze, kuru baklagiller, meyve çeşitleri gibi bir veya birkaç besin olabilir. Reddedilen besinlerden en sık rastladığımız ise sebzedir. Bir besini çocuğa zorla yedirmeye çalışmakla hiçbir şey elde edemeyiz. Tam tersi, çocuk zorlandığı için besine daha fazla tepki göstererek bunu hiç tüketmeyecektir. Bu konuda bizlerin de birçok hatası oluyor. Sebzeleri çocuğumuza sevdirmek için çeşitli yöntemleri ve dikkat etmemiz gereken durumları gözden geçirelim:
Öncelikle çocuğunuzun her şeyi sevmek zorunda olmadığını kabul edin. Çok üstüne gitmeden az miktarda, farklı zamanlarda sebze yedirmeyi deneyin. İkinci adım ise sunumu değiştirmek.
Çocuk beslenmesinde dikkat edilmesi gereken püf noktalar:
- Eve cips, çikolata, asitli içecekler, hazır meyve suları gibi besinleri almayın. Çocuğunuzu bu tip gıdalarla ev ortamında karşılaştırmayın. Israr ederse onunla oturup bu tip besinlerin bünyesine nasıl zarar verdiğini uygun bir dille anlatın ama sakın korkutmayın.
- Sabah kahvaltısı günün en önemli öğünüdür. Yapılan araştırmalarda kahvaltı eden çocukların etmeyenlere göre başarı düzeylerinin, derse ilgilerinin daha yüksek olduğu ve bu çocukların daha kolay öğrendikleri görülmüştür.
- Çocuğunuzu oyunlara ve harekete teşvik ediniz. Hatta siz de onunla birlikte hareket edin. Unutmayın çocuklar çoğunlukla anne‐babalarını örnek alırlar.
- Çocuklara ara öğün alışkanlığı kazandırın. Bu öğünlerde meyve, sandviç, süt, sütlü tatlı, sebze çubukları gibi alternatifler sunun. Sevmediği bir besin grubu varsa bir diyetisyene danışın. Yerine ne verebileceğinizle ilgili size yardımcı olacaktır.
- Asla diyetiçin zorlayıcı olmayın ve çocuğu listelere mahkûm etmeyin. Yavaş yavaş ve kademeli olarak alışkanlıklarını değiştirmeye çalışın.
- Sağlıklı yemekleri birlikte yapmaya çalışın. İçinde emeğinin bulunduğu bir besini daha kolay ve severek yiyecektir.
- Hazır yemek restoranlarında hamburgerin yanında patates, kola yerine ayran ve salata isteyin.
- Hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine meyve tatlıları veya sütlü tatlıları tercih etmesine özen gösterin.
- Çocuğunuzu diğer çocuklarla kıyaslamayın, onun ihtiyacı kadar olan, yiyebileceği porsiyon miktarlarını ayarlayın.
- Evde belirli saatlerde ayarlanmış sofra düzeni olmalı ve bu saatlere ev içerisindeki herkes uymalıdır.
- Kola, çay yerine çocukların taze meyve suyu, süt, ayran, bitki çayları içmesini sağlayın.
Anne Sütü
"Bebek mümkün olduğu kadar anne sütü ile beslenmelidir. Çünkü anne sütü bebek daha doğmadan önce, anne karnında iken, onu besleyen kana en çok benzeyen besindir. Anne sütü hem bebek tarafından daha kolay sindirilir hem de bebeğe daha yararlı olur. Bu nedenle de bebeğin beslenmesi ve büyümesi için en uygun besindir."İbni Sina

İlk bir iki gün daha koyu kıvamlı ve sarı renkli gelen ilk sütü ( kolostrum) özellikle hiç bir damlası ziyan edilmeden bebeğin alması sağlanmalıdır.Kolostrum; daha sonra gelen anne sütüne göre bebeğinizi daha yoğun oranda hastalıklardan koruyucu maddeler ve hücreler içerir.
Annelerin en büyük korkusu ve telaşı, ilk günlerde sütünün gelmeyeceği ve bebeğinin aç kalacağıdır. Bu endişeyi aşmanın tek yolu olumlu düşünerek huzurlu bir şekilde gülümseyip gevşeyerek sık sık bebeğinizi emzirmektir.
Anne sütü her zaman bebeğinizi koruyan maddeler yanı sıra koruyucu canlı hücreler de içerir. Bu hücreler bebeğinizi özellikle ishallerden korur. Anne sütü parayla satın alınmaz, ekonomiktir.
Sürekli steril tutulması gereken biberon ve emzik ve benzeri malzemeler gerektirmez. Bebeğin istediği anda ısıtmak soğutmak gerekmeden içilmeye hazırdır. Emzirme sırasında kurulan anne bebek iletişimi, bebeğin ruh sağlığı zihinsel gelişimini olumlu etkiler. Emzirmek kadınlarda meme ve yumurtalık kanseri riskini azaltır.
Anne sütü tek başına her hangi bir ek gıda vermeksizin 4 ila 6 ay boyunca bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için her bakımdan, gerekli ve yeterlidir. O halde bebeğinize anne sütü verebilmek için gerekli isteği ve gayreti göstermelisiniz. Bebeğinizi her zaman rahat olacağınız bir ortamda gevşeyerek ve bebeğinize gülümseyerek emzirin.
Doğumdan sonra bebeği ne kadar çabuk memeye tutar ve emzirirseniz sütünüzün o kadar çabuk ve bol gelmesini sağlarsınız.Doğumu takiben en kısa sürede bebek emzirmeye başlanmalıdır. Çünkü bebek dünyaya geldiği ilk yarım saatte uyanıktır ve emme refleksi de oldukça güçlüdür. ilk emzirmenin yapılması için bu süre çok kıymetli bir zamandır. İlk yarım saati takiben bebek doğum yorgunluğuna bağlı olarak yaklaşık iki üç saatlik bir uykuya dalar.
İlk günlerde her iki meme ortalama 5 er dakika emzirilerek birinci haftanın sonunda 10 ar dakikaya çıkarılmalıdır. İkinci haftadan itibaren her öğünde tek bir meme 20 -25 dakika verilmelidir. Gerekiyorsa her seferinde her iki memede emzirilebilir.
Anne sütünün ilk gelen bölümünün şekerinin, sonrasında proteinin en son kısmında ise, bebeğin kilo almasını sağlayıcı yağlarının daha fazla olduğunu düşünürsek, memeden süt gelmez olasıya kadar emzirmeye devam etmek gerekir. Memede süt bırakırsanız süt üretimi düşer...
İlk günlerde emzirme daha sık (adeta bebek ve anne birbirlerine alışasıya kadar antrenman yaptığınızı düşünerek 1-2 saatte bir, bebek uyandıkça) olmalıdır. Normalde bebek ilk günlerde anneyi emdikten sonra iki saatlik uykular yapar. Beslenme sıklığını bebeğin emme isteği belirlemelidir. Acıktığı an ise hemen uykudan uyandığı andır. Bebeği emzirmek için ağlaması beklenmez... Altı temizse daha rahat ve istekli emer, altı kirliyken rahatsız olup beklediğiniz gibi emmeyebilir. O halde uykudan uyandığında beslemeye başlamadan önce altını kontrol etmek daha iyi olacaktır. Yalnız uyarmamız da gerekir ki beslenme sonrası da yapacağı ilk şey yine size alt temizleme işi çıkarmak olacaktır. Temiz beze kaka yapmaya bayılırlar! Ancak eğer beslenirken altını kirletmişse altını temizlemek için bebeği hemen alt üst etmeyiniz, emdiği süt daha midesine yerleşmeden kusmasına neden olabilirsiniz.
Sağlıklı ve dengeli beslenen her annenin sütü ilk 4-6 ay bebeğinin beslenmesinde tek başına yeterlidir. Ancak doktorunuzun önerisi ile birlikte 4-6. aydan itibaren anne sütüne de devam ederek ek beslenmeye başlayabilirsiniz. Anne sütüne ne kadar devam edileceği konusunda, Dünya Sağlık Örgütü, bütün annelere, bebekleri iki yaşına gelesiye kadar emzirmeye devam etmelerini öneriyor.
Yapay Beslenme
Evet aslolan bebeği kendi annesinin sütü ile beslemektir. Ancak herhangi bir nedenle bebeğe annesinin sütünü veremiyorsak onu aç da bırakamayız. Dünyada açlığa en az tahammül edebilen canlılar yine bebeklerdir. Yeterli beslenmeme kan şekeri düşüklüğü sonucu nöbet geçirmelerine, vücutlarının susuz kalmasına, ilk günler sarılık olmalarına neden olabilir. Uzun dönemde yetersiz beslenme ise yetersiz kilo almaları sonucu büyüme ve gelişme geriliklerine ve kolay hastalanmalarına neden olur.
Anne sütü yetersiz veya hiç yok ise bebeğin tolere edebileceği en uygun gıda ile beslenmesi sağlanmalıdır. Bu gıda ilk dört ay için anne sütüne tam adapte edilmiş hazır, bebek biberon mamaları olmalıdır. İlk dört ay içinde bebek sindirim sistemi ancak bunları kolay sindirebilecek kabiliyettedir. Bunların dışında verilecek gıdaları yutuyor olması onları da rahat sindirebileceği anlamına gelmez. Bebeğin sindirim sistemi gelişmeden verilen gıdalar onun mide ve barsak hücrelerinde zararlanmaya yol açabilir.
Bebeğin karnının doyurulması, beslenmesi ve gelişmesini olumsuz etkilememelidir. Bu nedenle doğru zamanda uygun besinler verilmelidir.
Dört ila altı ayını dolduran bebeğinize yine doktorunuzun önerisi ile yarı adapte bebek biberon mamalarını verebilirsiniz. Yanı sıra ek beslenmeye de başlayabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



